DUVARDAKİ KAN 10 CD ORJINAL

Mart 27, 2009

duvardakikansg1

 

Konusu: Ermeniler, değişik ülke tarihçi ve bilim adamlarına, devlet olma hakları olduğunu dünya kamuoyuna açıklamaları için baskı ve tehditlerde bulunurlar. Bir yandan girişimlerine engel olan Talat Paşa ile anlaşarak çıkar sağlamaya çalışırken, işgal devletleri ile de işbirliği içindedirler. Anlaşamadıkları Talat Paşa`yı bir suikastla öldürürler. Asırlarca huzur içinde yaşadıkları Osmanlı ülkesine karşı daha birçok girişimde bulunan Ermenilerin, kurmak istedikleri Ermeni Devleti için zemin oluşturma çabaları Talat Paşa`nın öldürülmesi ile de bitmez. İşgal devletleri Osmanlı ülkesini paylaşma hesabı yaparken, durumdan yararlanmak isteyen Ermenilerin ihanetini, dönemin siyasi gelişmeleri ile birlikte işleyen bir film.

Açıklama: Yönetmen: Ekrem Hacui
Oyuncu: Fikret Hakan, Sadettin Erbil, Haluk Kurtoğlu
Orijinal Dili: Türkçe
10 adet CD

DUVARDAKİ KAN-1-
http://rapidshare.com/files/211899332/Du…an_01.part1.rar
http://rapidshare.com/files/211899334/Du…an_01.part2.rar
http://rapidshare.com/files/211979293/Du…an_01.part3.rar
http://rapidshare.com/files/211979294/Du…an_01.part4.rar
http://rapidshare.com/files/211986366/Du…an_01.part5.rar
http://rapidshare.com/files/211986367/Du…an_01.part6.rar

DUVARDAKİ KAN-2-
http://rapidshare.com/files/212001628/Du…Kan_2.part1.rar
http://rapidshare.com/files/212001629/Du…Kan_2.part2.rar
http://rapidshare.com/files/212012432/Du…Kan_2.part3.rar
http://rapidshare.com/files/212012433/Du…Kan_2.part4.rar
http://rapidshare.com/files/212021431/Du…Kan_2.part5.rar

DUVARDAKİ KAN-3-
http://rapidshare.com/files/212021434/Du…Kan_3.part1.rar
http://rapidshare.com/files/212037753/Du…Kan_3.part2.rar
http://rapidshare.com/files/212037755/Du…Kan_3.part3.rar
http://rapidshare.com/files/212322348/Du…Kan_3.part4.rar
http://rapidshare.com/files/212322349/Du…Kan_3.part5.rar

DUVARDAKİ KAN-4-
http://rapidshare.com/files/212360717/Du…Kan_4.part1.rar
http://rapidshare.com/files/212360720/Du…Kan_4.part2.rar
http://rapidshare.com/files/212387470/Du…Kan_4.part3.rar
http://rapidshare.com/files/212387472/Du…Kan_4.part4.rar
http://rapidshare.com/files/212400459/Du…Kan_4.part5.rar
http://rapidshare.com/files/212400462/Du…Kan_5.part1.rar

DUVARDAKİ KAN-5-
http://rapidshare.com/files/212400462/Du…Kan_5.part1.rar
http://rapidshare.com/files/212619469/Du…Kan_5.part2.rar
http://rapidshare.com/files/212638627/Du…Kan_5.part3.rar
http://rapidshare.com/files/212657038/Du…Kan_5.part4.rar
http://rapidshare.com/files/212685983/Du…Kan_5.part5.rar
http://rapidshare.com/files/212685986/Du…Kan_5.part6.rar

DUVARDAKİ KAN-6-
http://rapidshare.com/files/212754259/Du…Kan_6.part1.rar
http://rapidshare.com/files/212754263/Du…Kan_6.part2.rar
http://rapidshare.com/files/212777797/Du…Kan_6.part3.rar
http://rapidshare.com/files/212786279/Du…Kan_6.part4.rar

DUVARDAKİ KAN-7-
http://rapidshare.com/files/212802101/Du…Kan_7.part1.rar
http://rapidshare.com/files/212802103/Du…Kan_7.part2.rar
http://rapidshare.com/files/213187472/Du…Kan_7.part3.rar
http://rapidshare.com/files/213187474/Du…Kan_7.part4.rar
http://rapidshare.com/files/213826585/Du…Kan_7.part5.rar

DUVARDAKİ KAN-8-
http://rapidshare.com/files/213855049/Du…Kan_8.part1.rar
http://rapidshare.com/files/213855055/Du…Kan_8.part2.rar
http://rapidshare.com/files/213907190/Du…Kan_8.part3.rar
http://rapidshare.com/files/213907192/Du…Kan_8.part4.rar

DUVARDAKİ KAN-9-
http://rapidshare.com/files/213946502/Du…Kan_9.part1.rar
http://rapidshare.com/files/213946507/Du…Kan_9.part2.rar
http://rapidshare.com/files/213967228/Du…Kan_9.part3.rar
http://rapidshare.com/files/213967230/Du…Kan_9.part4.rar
http://rapidshare.com/files/213984035/Du…Kan_9.part5.rar

DUVARDAKİ KAN-10-
http://rapidshare.com/files/213984037/Du…an_10.part1.rar
http://rapidshare.com/files/214000885/Du…an_10.part2.rar
http://rapidshare.com/files/214000889/Du…an_10.part3.rar
http://rapidshare.com/files/214015341/Du…an_10.part4.rar
http://rapidshare.com/files/214025520/Du…an_10.part5.rar
http://rapidshare.com/files/214025522/Du…an_10.part6.rar

Osmanlı Ermenileri` konferansındaki konuşmacıları Erzurum`a davet etti

Şubat 3, 2009

Atatürk Üniversitesi Türk Ermeni İlişkilerini Araştırma Merkezi Müdürü Yrd. Doç. Dr. Erol Kürkçüoğlu, hiçbir belge ve bilgiye dayanmadan konuştuklarını öne sürdüğü bilim adamlarını eleştirdi. Kürkçüoğlu, `Orada konuşan bilim adamlarını Türk soykırımının yapıldığı Erzurum`a davet ediyorum` dedi. GEÇTİĞİMİZ hafta sonunda Bilgi Üniversitesi`nde düzenlenen `Osmanlı İmparatorluğu`nun Çöküş Döneminde Ermeniler` konulu konferansı eleştiren Atatük Üniversitesi Türk-Ermeni İlişkilerini Araştırma Merkezi Müdürü Yrd. Doç. Dr. Erol Kürkçüoğlu, hiçbir belge ve bilgiye dayanmadan konuştuklarını öne sürdüğü bilim adamlarını eleştirdi. Kürkçüoğlu, `Orada konuşan bilim adamlarını Türk soykırımının yapıldığı Erzurum`a davet ediyorum` dedi. Bilgi Üniversitesi`nde yapılan ve iki gün süren panelde sözde Ermeni soykırımını gündeme getiren bilim adamlarının yaptıkları açıklamarın hiçbir bilimsel temele dayanmadığını ve çoğunun Osmanlıca bilmediği için arşive girmediklerini ileri sürdü. Yrd. Doç. Dr. Kürkçüoğlu, Rus, İngiliz, Fransız bilim adamlarının ve o tarihlerde bulunan yabancı konsolosların komutanlarının hatıralarında ortaya konulan bilgilere dayanarak bölgede bir Türk soykırımının yapıldığını iddia ettiklerini söyledi. Yapılan bu açıklamalara Türk bilimadamları olarak çok üzüldüklerini belirten Yrd. Doç. Erol Kürkçüoğlu, tehcir ve sözde soykırım konusunda devrin Osmanlı devlet adamlarının Enver Paşa, Cemal Paşa ve Talat Paşa`nın yaptığı tüm icraatlarının altına imzasını atacağını bildirdi. Kürkçüoğlu, `Bizim tarihimizde kesinlikle soykırım söz konusu değildir. Bugüne kadar darda ve zorda kalan tüm milletlere yardım elini, dostluk elini uzatan Türk milleti olmuştur. Orta Çağ`da, Selçuklu Türkleri`nin Anadolu`ya gelişini Ermeniler büyük bir sevinçle karşılamışlardır. Ermeni tarihçisi Mateos, Selçuklu hükümdarı Melikşah`tan ` O adil bir hükümdardı. Melikşah sadece Müslümanların değil, Hristiyanların da babasıydı. Konferansın temel amacı, önceden neticesi belli olan bir konferanstı. Bu konferansla Lozan`ı hazmedemeyenler, Sevr`i gündeme getirmeye çalışmışlardır. Avrupa Birliği`ne gireceğimiz şu günlerde şer odaklarının harekete geçmesi devletimize ve milletimize yönelik bir ihanet belgesi olarak tarihe geçmiştir ` dedi. Araştırma Merkezi Müdürü Yrd. Doç. Dr. Erol Kürkçüoğlu, ` Konferansın katılımcıları Etyen Mahçupyan, Hrant Dink, Murat Belge, Halil Bektay, Baskın Oran ve Taner Akçam yandaşları Avrupa Parlamentosu`ndan, Ermenistan hükümetinden ve batılı devletlerden nemalandıkları için diyet borcu olarak bu konferansı düzenlemişlerdir ` diye konuştu. Konferansa yönelik milli bir tepki olması gerektiğini de dile getiren Kürkçüoğlu, milli tepkiyi zavallılık olarak gösterenlerin asıl kendilerinin zavallı olduğunu belirtti. Kürkçüoğlu, bugün Musul`da Kerkük ve Telafer`de de aynı soykırımın gerçekleştirildiğini savundu.

Toplu mezarlardan Ermeni değil, Türk çıktı

Şubat 3, 2009

Yeni bir aydın hareketi olarak başlatılan `özür diliyorum` kampanyası Türkiye`nin gündemine oturdu. Başbakandan Genelkurmay`a kadar birçok kurumun tepkisini çekti. Birçok karşı kampanya başlatıldı.

 

Peki Türkler Ermeniler`i gerçekten katletti mi? Bu sorunun cevabını gerçek tarihçiler Ruhat Mengi`nin hazırladığı `Her Açıdan` programında yanıtladı. Tarihin tamamen saptırıldığını, gerçeklerin tam tersi olduğunu söylediler.

 

Mengi`nin programına Marmara Üniversitesi Siyaset Bilimi Uzmanı Prof. Dr Nurşen Mazıcı, Türk Tarih Kurumu Eski Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, Atatürk Üniversitesi Türk-Ermeni İlişkiler Araştırma Merkezi Başkanı Doç. Dr. Erol Kürkçüoğlu, ve soykırım iddiasını 20 yıldır araştıran Azeri kökenli tarih araştırmacısı Giresun Üniversitesi Rektör Yardımcı Prof. Dr. Aygün Attar` katıldı.

 

İlk sözü Nurşen Mazıcı aldı ve sözlerine `ben Gül`ün futbol maçı izlemek için Sarkisyan`ın davetini kabul etmesi gerektiğini söylemiştim. O zaman Sayın Gül`e `gidin, Türkiye barbar olarak görülüyor` dedim diye başladı.

 

ERMENİLERİN 523 BİN MÜSLÜMANI ÖLDÜRDÜK İTİRAFI

 

İmza kampanyası başlatanların bu konuda yazılmış tek satır kitapları olmadığı gibi uzmanlıkları da olmadığının altını çizerek konuşmasına devam etti: `Bu bireysel bir şey. Üzüntülerimizi dile getiriyoruz diyorlar. Doğrudur tehcir sıralarında birçok Ermeni ölmüştür. Bunlar için hepimiz üzgünüz. Ama daha tehcir başlamadan ABD kaynaklarından aldığımız ve kendi ifadelerinin olduğu kaynaklara göre 200 bin Ermeni `biz bu savaşa katıldık ve Ruslar`ın yanında yer aldık. Fransızlar`ın yanında yer aldık. Çok sayıda Türk`ü, düşmanı öldürdük` diye ifadeleri var. New York Times`ın rakamına göre 523 bin öldürdükleri Müslüman Türk ve Kürt var.

 

DOĞU İŞGAL ALTINDA, OSMANLI NASIL KESECEK?

 

Daha tehcir başlamadan Sarıkamış`taki yenilgiden sonra Ruslar Doğu`yu işgal etti. 1916`ya kadar işgal sürecektir. Osmanlı`nın orada gücü yok. Gücünüzün olmadığı bir yerde de birilerini asıp kesmeniz mümkün değil. Van`daki olaylar bilinir Ermeni teröristler müslüman halkını öldürmüşler. Bunu da kendileri ifade ediyorlar. Bu Osmanlı`da bireysel bir suçtur. Kaldı ki bir eylemin suç olduğuna mahkemeler karar verir.

 

MALTA MAHKEMESİ `DELİL YOK` DEDİ

 

O dönemde biliyorsunuz İttihatçılar yurtdışına kaçınca onlar hakkında Hürriyet ve İtilaf fırkasının başlattığı divanı harpte 600`ün üzerinde İttihatçı yargılanmış, bazıları haksız yere idama da çarptırılmıştır.

 

İngilizler bunun ucunu bırakmamıştır. Ne yaptılar davayı İstanbul`dan toplayıp Malta`ya götürdüler. Amerika`ya sordular `elinizde delil var mı?` diye. Amerika `Elimde kasıtlı yapıldığına ilişkin delil yok` dedi. Ve oradaki kraliyet savcısı yeterince delil bulamadığı ve `bu karşılıklı bir katliamdır` dediği için serbest bırakıldılar Bu iki mahkeme kararıyla sorun o dönemde bitmiştir zaten…

 

EN SAĞLAM BELGE: GÜMRÜ ANLAŞMASI

 

Birinci elden en sağlam belgeler anlaşmalardır. Ankara ve Ermenistan arasında 1920`de imzalanan Gümrü Anlaşmasına baktığınızda orada bile söylüyorlar: `Emperyalistlerle işbirliği yapıp bu saldırıları gerçekleştirdik. Bir daha yapmayacağız ve Ruslar`la işbirliği yapıp da müslümanları Ermenistan`a sokmayacağız` diyorlar. Altında da 3 tane Ermeni bakanın imzası var.

 

TEHCİR`E KARAR VEREN PAŞALARIN HEPSİNİ ERMENİLER ÖLDÜRDÜ

 

Tehcir yani sevk-i iskan kanunu da Osmanlı`nın kendi iradesiyle aldığı bir karar değil. Alman militarizminin cezasını her üç paşa da çekti. Talat Paşa da, Sait Halim Paşa da, Cemal Paşa da Ermeni teröristler tarafından öldürüldü. Bireysel suç çektilerse bedelini fazlasıyla ödediler zaten.

 

ERMENİLERİN HOCALI SOYKIRIMI

 

Zaten bu soykırımdır demeye en son Ermenilerin hakkı vardır. Savaş sırasında yaşananları bir yana bırakacaksak bunlar 1992`de Hocalı`da 1 milyondan fazla insanı yerinden ettiler, çoğunu da katlettiler. Önce onu dile getirmeniz gerekiyor.

 

ERMENİ BASINI: GÜL SOYKIRIMI KABUL ETSİN

 

Bu kampanya böyle devam ederken, Ermeni basını önce haber olarak verdi. Ama bir süre sonra Ermenistan`da 300 tane aydın `Türkiye ile Ermenistan arasındaki ilişkilerin düzelmesini istiyorsa Cumhurbaşkanı Gül`ün bu ispatlanmış olan bu soykırımı kabul etmesi gerekir` diye bir bildiri yayınladılar.

 

İMZA KAMPANYASI NEDEN BAŞLATILDI?

 

Gül`ün Ermenistan`a gitmesiyle başlayan durum Ermeni lobisini rahatsız etti. Eğer Türkiye ile Ermenistan ilişkileri iyi giderse, bu durum, bunu ticarileştiren Ermeni lobisinin işine gelmeyeceği için bu imza kampanyası başlatıldı..

 

TERÖR, TANIMA, TAZMİNAT VE TOPRAK İSTİYORLAR

 

4T devam ediyor: Birincisi terördü. Asala`yla önce dünyanın gündemine oturmak için diplomatlarımızı öldürdüler. Bu özür dileyenler mesela bizim diplomatlarımız için üzülmüyorlar

 

İkincisi tanıma… Soykırımın tanınmasını istiyorlar.

 

Üçüncüsü tazminat

 

Dördüncüsü de toprak… Türkiye`nin 16 ilini batı Ermenistan olarak görüyor ve orayı talep ediyorlar

 

TARİHÇİLERİN DEĞİL, PAMUK`UN SÖZÜNE BAKIYORLAR

 

2005 yılında bu soykırım tasarısı kongreye geldiğinde ben de oradaydım. Soykırım iddiaları gündeme geldiğinde Türkiye`yi destekleyen bir milletvekili `Yeter artık Türkiye bizim müttefikimiz deliliniz var mı?` dedi. İddiayı ortaya koyan milletvekili `delilimiz yok ama onların ödüllü yazarı Orhan Pamuk da mı yalan söylüyor` diye yanıtladı. Tasarıyla hiç ilgilenmeyen milletvekileri bile `kendileri itiraf ediyorsa` diyerek ilgilenmeye başladılar. Dolayısıyla aklı başında araştırma yapan tarihçileri konuşturmuyorlar. Elif Şafak gibi, Orhan Pamuk gibi, Taner Akçam, Halil Berktay gibi kişilere söyletiyorlar.

 

KEZBAN HATEMİ VE ADALET AĞAOĞLU HAKKINDAKİ GERÇEKLER

 

Soykırım iddiasını 20 yıldır araştıran Azeri kökenli tarih araştırmacısı Giresun Üniversitesi Rektör Yardımcı Prof. Dr. Aygün Attar Adalet Ağaoğlu ve Kezban Hatemi hakkında bilinmeyenleri açıkladı.

 

İkisinin de Azeri kökenli olduğunu söyleyen Attar nasıl oldu da Hocalı katliamını görmezden gelip o bildiriye imza attığını sordu.

 

TOPLU MEZARLARDAN ERMENİ DEĞİL, TÜRK ÇIKTI

 

Ermeni lobisi Türkler Ermenilere soykırım yaptı diyor ama gerçek tam tersi…

 

Yıllardır Ermenilerin katlettiği Türkler`in mezarlarını araştıran Atatürk Üniversitesi Türk-Ermeni İlişkiler Araştırma Merkezi Başkanı Doç. Dr. Erol Kürkçüoğlu tarihi tamamen tersine çevirecek açıklamalarda bulundu. Katliamın Türkler tarafından değil Ermeniler tarafından yapıldığını söyledi.

 

Kürkçüoğlu şunları söyledi:

 

ERMENİLERİN İHANETİ YÜZÜNDEN RUS CEPHESİNDE ŞEHİT VERDİK

 

Erzurum Türk katliamının yaşandığı bir yer. 1914 öncesi olaylara baktığımız zaman 1828 Osmanlı Rus savaşıyla başlatmak lazım. Ermenilerin ilk ihaneti o zaman başlamıştır. Hatta Puşkin`in eserlerine bile yansımış bu ihanet… Ruslar`a istihbarat bilgisi veriyorlar Ermeniler. 8-9 Kasım`da 500`e yakın şehit veriyoruz. Dünya Savaşı başlar başlamaz Ermeniler Çar 2. Nikolay`a başvuruyorlar.

 

SARIKAMIŞ FACİASI`NDA ERMENİ İSTİHBARATI

 

Yoğun bir şekilde Rus ordusu içinde Ermeni birlikleri yer alıyor ve Allahuekber ve Sarıkamış faciası yaşanıyor. Ruslar kış geçsin o zaman saldırırız diye düşünürken, Ermenilerin İstihbaratıyla Allahuekber ve Sarıkamış faciası yaşanıyor.

 

10 BİN VANLI`YI KESTİLER

 

Van`da 1896`da büyük bir katliam var. Erzurum`da, Çorum`da, Maraş Seysun`da, Bitlis Sason`da birçok katliam yapılmış… Ve asıl tehcir kanunu çıkarılmadan önce 1915 öncesi Ruslar ve Ermenilerle işbirliği ile Van`ın yerli halkı katlediliyor. Van`ın İçkale bölgesinde 10 bine yakın Türk ahali katlediliyor. Van valisi Cevdet Bey`in telgrafında diyor ki: `30 bin kişilik birliğe karşı halkı korumak için batı bölgelerimize gönderelim.` Yani Müslüman Türkler korunmak için yerlerinden yurtlarından kaçıyorlar. Doğu`da Ermenilerin katliamından korunmak için Erzurum, Van`dan yoğun bir şekilde Toroslar Bölgesi`ne yoğun bir göç vardır.

 

TOPLU MEZARLARDAKİ TÜRK İZLERİ

 

Bulduğumuz toplu mezarlardakileri Türkler`e ait olduğunu ispatlayan şeyler var: Ay yıldızlı sigara tabakası, Türk evlerinde kullanılan mutfak eşyaları, Kuran`ı Kerim`ler, o dönemde kullanılan paralar… Bir de canlı tanıklar var, yakın tarih olduğu için…

 

Tanıkların ifadesiyle mezarları elimizle koymuş gibi bulduk. Bunlar bilimsel kazılardır. Türk ve yabancı bilim adamlarının nezaretinde yapılmıştır.

 

ALACA KAZISINDAKİ CANLI TANIK: İSMAİL AMCA

 

Alaca kazısında o dönemde 7 yaşında olan canlı şahit İsmail Amca bize yer gösterdi. İsmail Amca`nın ifadesine göre 9 Mart 1915`te köyümüzü Taşnak çeteleri bastı. Evde annem, ben ve küçük kardeşim vardı. Bizi köy meydanına topladılar. Annem `ben sizi kurtaracağım. Ağrınız sızınız ne kadar fazla olursa sakın ses çıkarmayın` dedi. 4 bir yandan kurşunlar başlıyor. Anne şehit düşüyor, iki çocuğunu altına alıp kurtarıyor.

Ermeni mazlumları şehitlikte anıldı

Şubat 3, 2009

Erzurum`un Alaca Köyü`nde Ermeniler tarafından katledilen Türkler şehitlikte anıldı. Erzurum Valisi Celalettin Güvenç, Ilıca Kaymakamı Cihan Demirhan, Belediye Başkanı İsmail Efe, vatandaşlar ve çok sayıda öğrencinin katıldığı program Alaca Köyü Şehit

Yazı boyutunu büyütmek için Saygı duruşu ve İstiklal Marşı`nın söylenmesinin ardından, şehitler için saygı atışı yapıldı. Organizasyonda konuşan Atatürk Üniversitesi(AÜ) Türk-Ermeni İlişkileri Araştırma Merkezi Müdürü ve Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Yard. Doç. Dr. Erol Kürkçüoğlu, bölgede geçmişte katliama maruz kalanların Ermeniler değil Türkler olduğunu belirtti. Yard. Doç. Dr. Kürkçüoğlu, Alaca Köyü`nde 10 Mart 1918`de Ermeni çeteleri tarafından bölgedeki en kanlı eylemlerden birisinin gerçekleştirildiğini ifade etti. Erol Kürkçüoğlu, “Ermeniler bölgemizde geçmişte büyük katliamlar yapmışlardır. Ancak bugün dünyaya bunun tam tersi olmuş gibi gösterilmeye çalışılıyor. Alaca`da şehit edilen 278 kahramanımıza karşı hepimizin tarihi sorumluluğu mevcuttur. Konuyu milli bir mesele olarak görmeliyiz. Ülkemizdeki huzur ortamı geçmişte olduğu gibi bugün de bozulmaya çalışılıyor. Batman`da 7 Mart 2006`da polislerimizin şehit edilişi olayındaki katillerle Alaca`da 10 Mart 1918 yılındaki katliamı gerçekleştirenler arasında fark yoktur.“ dedi. Birinci Dünya Harbinde Ermeni Çetecilerin Katliamına Uğramış Mağdur Dernekleri Erzurum Federasyonu Başkanı ve A.Ü Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Yard. Doç. Dr. Süleyman Çiğdem ise sözde Ermeni soykırımı iddialarının haince bir plan olduğunu kaydetti. Çiğdem, söz konusu planın dışarıda olduğu kadar ülke içerisinde de bir takım işbirlikçilerinin bulunduğunu ifade etti. Yard. Doç. Dr. Çiğdem, Ermeni kökenli bir Türk vatandaşının İstiklal Marşı`ndaki “ırkıma“ kelimesine takıldığını belirterek, “Unutulmasın ki şehit kanıyla yazılan İstiklal Marşımız, bu sınırlar içerisinde yaşayan dini ve kökeni ne olursa olsun herkesin istiklal ve hürriyetini temsil eder. Milli kimliğimizin en önemli değerlerinden biri olan ulusal marşımızın içeriği ve kelimeleriyle oynanması asla kabul edilemez.“ ifadelerini kullandı. Türk Silahlı Kuvvetleri adına konuşan Ulaştırma Yüzbaşı Polat Can da Ermeniler`in kendilerine katliam yapıldığı iddialarının asılsız olduğunu belirterek, “Türk milleti asla katil bir millet olmamıştır. Alaca köyü Ermeniler`in katliamlarını belgeleyen bir yerdir. Bilimsel kanıtlara göre en büyük katliam Alaca`da gerçekleşti. Bilimsel kanıtlara göre, 278 insanın bu köyde öldürüldü. ` şeklinde konuştu. Alaca Köyü`nde yaşanan katliamı Kazım Karabekir Paşa`nın da yazdığını belirten Can, Alaca`daki katliamın dönemin Rus subaylarının anıları arasında da yeraldığını ifade etti.

 

Köy Muhtarı İshak Söylemez ise Ermeniler tarafından yapılan katliamlara en iyi örneğin köylerinde 88 yıl önce yapılan katliam olduğunu belirterek, 10 Mart 1918 yılında Ermeni çetelerinin savunmasız kadın, erkek ve masum bir çok insanı katlettiğini söyledi. Söylemez, `Ermeni çetleri Alaca köyünde 285 kişiyi samanlıklara doldurarak üzerine benzin döktükten sonra hunharca katletti. Ruslar`ın da desteğini alarak bu katliamları gerçekleştirdi. Sözde Ermeni soykırımını bazı Avrupa ülkeleri gündeme getiriyor. Onlara buradan sesleniyorum. Katliamın belgeleri 278 şehitle benim köyümde.` dedi.

Fransa insanlık suçu işliyor

Şubat 3, 2009

Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri`nde Ermenilerce yapılmış olan katliamların belgelendiğini kaydeden Doç. Dr. Erol Kürkçüoğlu, `Fransa, Kafkaslar`da Ermenistan`ı müstemleke bir vilayet olarak kullanmak istiyor. Fransa böylesi bir kanun tasarısıyla insanlık suçu işlemektedir. Üçüncü bir ülkenin tarihiyle ilgili kanun çıkarmak 21. yüzyılın bir ayıbıdır` şeklinde konuştu.

 

ERZURUM

 

Fransa Parlamentosu`nun, Türkler`in Ermeniler`e soykırım yaptığı iddialarının inkarını suç sayan kanun tasarısına yönelik tepkiler sürüyor. 12 Ekim`de Fransa Parlamentosu`nda görüşülecek olan kanun tasarısına, Ermeni mezalimini yaşayan ve 278 kişinin hunharca katledildiği Erzurum`un Ilıca İlçesi`ne bağlı Alaca Köyü sakinlerinden tepki geldi. 1916-1918 yıllarında, Ermeni Taşnak çetelerinin bölgede yaptığı katliamlarda köyde bulunan çoğunluğu yaşlı, kadın ve çocuklardan oluşan 278 kişiyi samanlık ve ahırlarda yakarak katlettiğini söyleyen köylüler, Fransa`nın meclise taşıdığı kanun tasarısı karşısında büyük bir üzüntü yaşadıklarını belirtti. Köy girişindeki anıt mezarı ziyaret eden köylüler şehitlere dua ederken, köydeki yaşlı insanlar, büyüklerinden dinledikleri katliamları anlatırken gözyaşlarını tutamadı. Köy halkından 63 yaşındaki Rafet Cengiz, halası Fitnet hanımın da Ermeni çetelerince samanlıkta yakılarak öldürüldüğünü belirterek, `Samanlıkta acımasızca katledilen büyüklerimiz acı feryatlarla öldürülmüşlerdir. Bugün Fransa bütün bunları görmezlikten gelerek Ermeniler`in katliama uğradığını savunuyor. Gelsin burada yaşanan katliamları belgeleriyle görsünler` dedi. 60 yaşındaki Avni Adıyaman isimli vatandaş da, Ermeniler`in köy halkını samanlığa doldurarak ateşe verdiğini anlatarak, `Bugün bile hala titriyorum. Büyüklerimiz yaşanan acıyı aktarırken gözyaşlarını tutamıyordu. Türkiye`ye bu konuda haksızlık yapılıyor` diye konuştu. Köydeki şehitliği ziyaret eden Atatürk Üniversitesi Türk-Ermeni İlişkilerini Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Erol Kürkçüoğlu ise, Alaca`da 278 Türk`ün hunharca katledildiğini ve bunun yapılan kazı çalışmalarıyla belgelendirildiğini kaydetti. Kürkçüoğlu, `Erzurum, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi`nde Ermenilerce yapılmış katliamlar yapılan kazı ve araştırmalarla tek tek belirlenmiştir. Bugün bu bölgede en az 50 bin insanımızın katledildiği bir gerçektir. Atatürk Üniversitesi Türk-Ermeni İlişkilerini Araştırma Merkezi Müdürlüğü olarak yaptığımız araştırmalar ortadadır. Bu bilgi ve belgeleri bugüne kadar değişik platformlarda ortaya koyduk. Buradan bir Türk tarihçisi olarak Fransa Parlamentosu`na sesleniyorum, Ermeni çetelerinin burada yaptığı saldırıları ve katlettikleri insanları gelip görsünler. Bölgede yaptığımız 185 kazıda bunlar tek tek belgelendi. Belge ve bilgileri bilimsel olarak paylaşmaya hazırız. Fransa, Kafkaslar`da Ermenistan`ı müstemleke bir vilayet olarak kullanmak istiyor. Fransa böylesi bir kanun tasarısıyla insanlık suçu işlemektedir. Üçüncü bir ülkenin tarihiyle ilgili kanun çıkarmak 21. yüzyılın bir ayıbıdır` şeklinde konuştu.

Soykırım iddialarının hukuki dayanağı yok

Şubat 3, 2009

İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mesut Parlak, `Soykırım bir insanlık suçudur. Fakat böylesine ağır bir suçun da hiç şüphe yok ki, hukuki bir dayanak üzerine inşa edilmesi gerekir` dedi. Soykırımı tanımlayan uluslararası yasanın, 1948 yılında çıkarıldığını ve geçmişi kapsamadığını vurgulayan Parlak, `Dolayısıyla 1915 olaylarını soykırım kavramı içerisinde değerlendirmek hukuki olarak mümkün değildir` şeklinde konuştu.

 

İstanbul Üniversitesi(İÜ) Rektörü Prof. Dr. Mesut Parlak, “Soykırım bir insanlık suçudur. Fakat böylesine ağır bir suçun da hiç şüphe yok ki, hukuki bir dayanak üzerine inşa edilmesi gerekir“ dedi. İÜ`nün Fen Fakültesi Ord. Prof. Dr. Cemil Bilsel Konferans Salonu`nda düzenlediği `Türk-Ermeni İlişkilerinde Yeni Yaklaşımlar` başlıklı 3 günlük uluslararası konferansın açılışında, 1. Dünya Savaşı`nda hayatlarını kaybedenler için saygı duruşunda bulunuldu. Daha sonra Özel Feriköy Ermeni İlköğretim Okulu öğrencisi Katya Halaçoğlu, İstiklal Marşı`nın ilk 2 kıtasını şiir olarak okudu. Katılımcılar, Halaçoğlu`nu ayakta dinledi. Ardından konuşan İÜ Rektörü Prof. Dr. Mesut Parlak, 1915 olaylarının `soykırım` kavramını da beraberinde getirdiğini kaydederek, bu kavramın her türlü iletişimin önüne bir engel olarak çıktığını söyledi. Öncelikle tek bir olaya takılmadan sorunun analizinin yapılması gerektiğini ifade eden Parlak, `Çünkü 1915`te olup biten olayların siyasi yönünün yanı sıra tarihi, hukuki, sosyal, psikolojik ve felsefi yönleri de bulunmaktadır. Bu sempozyumun en büyük başarılarından birisinin, sorunu farklı yönlerden ele alıp ona bu yolla derinlik ve çeşitlilik kazandırması olacağı inancındayım. Çünkü 70`e yakın katılımcı, bu derinliği ve çeşitliliği gözler önüne serecektir` dedi.

 

Parlak, şunları kaydetti: Soykırım bir insanlık suçudur. Fakat böylesine ağır bir suçun da hiç şüphe yok ki, hukuki bir dayanak üzerine inşa edilmesi gerekir. Herkesin çok iyi bildiği gibi hukukta çok kullanılan bir ilke vardır; `Hiç kimse suçluluğu ispat edilene kadar suçlu sayılamaz`. Soykırımı tanımlayan uluslararası yasa, 1948 yılında çıkarılmıştır ve geçmişi kapsamamaktadır. Dolayısıyla 1915 olaylarını soykırım kavramı içerisinde değerlendirmek hukuki olarak mümkün değildir. Hukuku bir tarafa bırakırsak geriye hiçbir şey kalmaz.`

 

`Türk–Ermeni İlişkilerinde Yeni Yaklaşımlar` adlı sempozyuma katılan uzmanlar, Ermeni Meselesi`nin Misyonerler tarafından kullanıldığını söyledi…

 

Ermeni sorunu büyük oyunun parçası

 

Atatürk Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Erol Kürkçüoğlu ise, Doğu Anadolu`da Misyoner faaliyetleri hakkında bir tebliğ sunarak Misyonerlerin Ermenileri desteklediğini belirtti. Ermeni senaryosunun tarih içerisinde Türklere karşı oynanan oyunların bir parçası olduğuna da değinen Kürkçüoğlu, şöyle konuştu: `Ermeni senaryosu tarihin seyri içinde Türklere karşı uygulanan oyunların bir parçasıdır. Ermeni Sorunu`nu dile getiren veya yönlendirenler ayrı ayrı veya müştereken hareket etmişlerse de amaç hep Türkiye`ye yönelik olmuştur.` Ermeniler kullanıldı

 

Atatürk araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Mehmet Saray ise, `Osmanlı Devleti Anlayışı ve Ermeniler` adlı sunumunda I. Dünya savaşı öncesi ve sonrası süreçte Ermeni halkının maşa olarak kullanıldığını ve buna karşı Türk halkının kendisini koruduğunu belirtti. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gülnihal Bozkurt, `Osmanlı Hukukunda Ermeniler` adlı bir konuşma yaptı. Bozkurt, gayri Müslimlerin Osmanlı himayesinde her türlü yaşam ve inanç hakkına sahip olduklarına işaret ederek Osmanlı Cihan İmparatorluğu`nun gayrimüslimlerin haklarını savunmada bir başka örneğinin olmadığına vurgu yaptı. İstanbul Üniversitesi`nden Ali Arslan, Ermeni Kilisesi ve Ermeni Sorunu adlı bildirisini okudu. IV. yüzyılda Hıristiyanlığı kabul eden Ermeniler`in 451`de Roma Kilisesi`nden ayrılıp ve Gregoryen Kilisesi`ni kurdukların hatırlatan Arslan, `Bütün Ermenilerin bağlı olduğu bu kilisenin merkezi Moğol istilasına kadar Ecmeyazin Katagigosluğu olmuştu` diyerek 1828`de Ecmeyazin`i işgal eden Rusların Osmanlı Ermenileri üzerinde nüfuzlarını artırdıklarını belirtti. Ermenileri yönlendirmede büyük güce sahip olan Ecmeyazin Katagigoslarına dikkat çekerek, Sevr Anlaşması hazırlıkları sırasında temsilciler tayin edilerek diplomatik alana müdahil olduklarını kaydetti. Misyonerler Ermenileri destekliyor

 

Atatürk Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Erol Kürkçüoğlu, Doğu Anadolu`da Misyoner faaliyetleri hakkında bir tebliğ sunarak Misyonerlerin Ermenileri desteklediğini belirtti. Suni olarak emperyalist devletler tarafından ortaya atılan Ermeni sorununda konunun her zaman Türkiye`nin toprakları olduğuna dikkat çeken Kürkçüoğlu, `Hedef Türkiye`dir.` dedi.

ASALA ve PKK işbirliği yapıyor

Şubat 3, 2009

Ermeni çetelerinin 90. yıl önce Erzurum`un Ilıca ilçesine bağlı Alaca köyünde katlettiği 278 Türk, mezarı başında anıldı.

Ermeniler hala Türkiye`de devlet istiyor`

 

Programda konuşan Türk Ermeni İlişkileri Araştırma Merkezi Müdürü Yrd. Doç. Dr. Erol Kürkçüoğlu, Ermeni terör örgütü ASALA ile PKK işbirliğinin devam ettiğini söyledi.

 

Ermeni çetelerinin 90 yıl önce katlettiği Türkler için anma töreni düzenlendi. Program, Alaca köyünde 1986 yılında yapılan kazı sonrası ortaya çıkan Türklere ait toplu mezarın etrafında gerçekleştirildi. Saygı duruşu ve İstiklâl Marşı il başlayan törende Vali Celalletin Güvenç, Ilıca Kaymakamı Fatih Çobanoğlu, askeri erkan, öğretim elemanları, üniversite ve ilköğretim öğrencileri hazır bulundu. Askerlerin top atışı ile başlayan programda konuşan Atatürk Üniversitesi Türk Ermeni İlişkileri Araştırma Merkezi Müdürü Yrd. Doç. Dr. Erol Kürkçüoğlu, Ermeni çeteleri ile PKK işbirliğinin devam ettiğini söyledi.

 

Ermeni Taşnak çeteleriyle PKK`nın işbirliği sonucu yabancı ülkelerde Türkler`e karşı yapılan katilamları hatırlatan Kürkçüoğlu, ASALA ve PKK terör örgütünün Azerbaycan ve Türkiye`ye karşı yeniden işbirliği içerisinde olduğunu ileri sürdü. Ermeni çetelerinin 90 yıl önce Erzurum`un birçok ilçesinde hunharca katliamlar yaptığını belirten Yrd. Doç. Dr. Kürkçüoğlu, Ermenilerin uluslararası alanda 15 devletin parlamentosunda sözde Ermeni soykırımı ile ilgili yasayı kabul ettirdiklerini hatırlattı. Kürkçüoğlu, “Ermeniler maalesef sözde soykırım yasasını kabul ettirdiler. Ermenistan bugün kendi anayasasında Kars, Ardahan, Erzincan ve Van`ı Batı Ermenistan olarak gösteriyor. Şehitlerimizin ve gazilerimizin mücadelesi sayesinde bugün bağımsız yaşıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak en büyük gururdur.” dedi.

 

Yüzbaşı Polat Can ise Osmanlı Devleti`nin Birinci Dünya Savaşı`nda yenilmesinin ardından Rusların boşalttığı Doğu Anadolu Bölgesi`nde Ermeniler`in Türklere yönelik katliamlar yapmaya başladığını vurguladı. O dönemde, bölgede eli silah tutan herkesin savaşa gittiğini ve köylerde mücadele edecek genç erkeği bulunmadığını anlatan Yüzbaşı Can, Ermeni çetelerinin durumdan istifade ederek kadın, yaşlı, bebek demeden binlerce Türkü katlettiğini ifade etti. Ermenilerin hâlâ Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde devlet kurmak istediğinin altını çizen Can, sözlerine şöyle devam etti: “Osmanlı, Birinci Dünya Savaşı`nda yenilince içlerindeki ihaneti açığa çıkararak topraklarımız üzerinde bir Ermeni devleti kurmak istemişledir. Bunu başaramayacaklarını anlayınca Doğu`da birçok yerde katliamlar yapmışlardır. Hâlâ topraklarımızda Ermeni devleti kurmak için dünya genelinde propaganda yapmaktadırlar. Türkiye Cumhuriyeti Devleti aziz milleti, şerefli ordusu ve diğer tüm kurumlarıyla yaşayacak ve yaşatılacaktır. Dün olduğu gibi bugünde, yarında vatanımıza kast edenlerin kolları koparılacak ve düşmanlarımız en sert cevabı gerektiği şekilde alacaktır.”

 

Kaymakam Fatih Çobanoğlu ise geçmişte Ermeni çetelerinin yaptığı katliamlara dikkat çekerek, “Biz Yunus Emre ve Mevlanaların torunlarıyız. Yapılanları unutmayız ama affedebiliriz. İleride bu tür olaylar ile karşılaşmamak için güçlü olmalıyız. Ordumuz ve milletimiz ile birlik ve beraberlik içerisinde olmalıyız.” diye konuştu.

 

Alaca Köyü Muhtarı İshak Söylemez de köy hakından 278 kişinin Ermeniler tarafından şehit edildiğini kaydetti. Barbarca katledilen insanların torunları olarak soykırım iftirasına maruz kaldıklarını belirten Söylemez, tarihsel gerçeklerin tüm belgeleri ile dünyaya anlatılması gerektiğini ve Türklere yapılan soykırımın en iyi örneklerinden birinin kendi köyleri olduğunu söyledi.

 

Şiirlerin okunduğu törende Vali Celalettin Güvenç, belediye başkanları ve askeri erkan toplu mezarın başında dua ettikten sonra köy içerisinde kurulan Ermenilerin yaptığı katliamı anlatan müzeyi gezdi.

Ermenilerin katlettiği 3 bin Türk`e anma

Şubat 3, 2009

1915 Ermeni olayları kapsamında bazı yabancı ülkelerde kutlanan `24 Nisan Soykırım Günü`nde Ermenilerce katledilen Türkler, üniversite öğrencileri ve şehit torunlarının katıldığı bir programla mezarları başında anıldı.

Erzurum`da 93 yıl önce Ermeni çeteleri tarafından hunharca katledilen 3 bin Türk mezarı başında anıldı. Atatürk Üniversitesi Türk Ermeni İlişkileri Araştırma Merkezi Müdürü Yrd. Doç. Dr. Erol Kürkçüoğlu, 24 Nisan`ın Taşnak ve Hınçak Ermeni çetelerine ait cemiyetlerin kapatıldığı gün olduğunu söyledi.

 

1915 Ermeni olayları kapsamında bazı yabancı ülkelerde kutlanan `24 Nisan Soykırım Günü`nde Ermenilerce katledilen Türkler, üniversite öğrencileri ve şehit torunlarının katıldığı bir programla mezarları başında anıldı. Adını yapılan katliamlardan alan Erzurum merkezdeki Yanık Dere Şehitliği`nde bulunan anıtın önünde açıklama yapan Yrd. Doç. Dr. Kürkçüoğlu, demiryolu yapımında çalıştırılmak için getirilen Ermeniler`in 93 yıl önce Erzurum merkezde 3 bin Türk`ü hunharca katlettiğine dikkat çekti.

 

Tehcir Kanunu`nun çıkartıldığı günün 24 Nisan olmadığını ifade eden Yrd. Doç. Dr. Kürkçüoğlu, “1915`te Van`da 3 bine yakın vatandaşımız Ermeniler tarafından katlediliyor. Osmanlı Devleti aldığı siyasi ve idari tedbirle Taşnak, Hınçak ve Ramgavar Ermeni çetelerine ait cemiyetleri kapatmış, yöneticilerini tutuklamıştır. Kesinlikle 24 Nisan`da bir tehcir kanunu çıkartılmamıştır. Devlet kendi vatandaşının malını, canını korumak için bu çetelerinin üyelerini ve yöneticilerini tutuklamıştır.” dedi.

 

Tehcir Kanunu`nun 27 Mayıs 1915`te çıkarıldığının altını çizen Erol Kürkçüoğlu, kanunun Anadolu`da yaşayan Ermenilerin hepsine uygulanmadığını hatırlattı. Birinci Dünya Savaşı`nda Doğu cephesinde Ruslarla savaşan Türk Ordusu`nun cephe gerisinde de Ermeni çeteleri ile savaşmak zorunda kaldığını dile getiren Kürkçüoğlu, “Osmanlı hükümeti cephe gerisini emniyete altına almak, savunmasız, savaşla ilgileri olmayan Müslüman Türk ahaliyi koruyabilmek için çözümü; Taşnak, Hınçak Ermeni çetelerinin o dönemde Osmanlı sınırları içinde bulunan Suriye`ye toplu göç ettirmekle bulmuştur. Osmanlı`nın kendi iç güvenliğini sağlamak için yaptığı bu uygulama 93 yıldır `soykırım` olarak takdim ediliyor. 1915`te uygulanan `yer değiştirme kararı` göçe tabi tutulan Taşnak, Hınçak çetelerinin can ve mallarını teminat altına alacak tedbirler de sergilemiştir. Tarihte Talat Paşa olmak üzere hiçbir Osmanlı Devmet adamı kendi eliyle imzaladığı ve Ermenilere yönelik soykırımı emreden belge ve bilgi yoktur. Ermenistan`ın Kafkasya`da bağımsız bir devlet olarak varlığını sürdürmek isitiyorsa, bunun yolu Türkiye ve komşularıyla iyi ilişki kurmaktan geçer.” diye konuştu.

 

Erzurum`da birçok yerde toplu mezarlar bulunduğunu kaydeden Fen Edebiyat Fakütesi Tarih Bölümü 3. Sınıf öğrencisi Derya Yıldırm ise bu mezarların Ermeniler tarafından Türklere yapılan soykırımın delili olduğunu söyledi.

Osmanlı hoşgörü gösterdi ama karşılığını bulamadı

Şubat 3, 2009

Osmanlı İmparatorluğu`nda Ermeniler, 22 bakanlık ve 33 milletvekilliği ile 21 paşa, 7 büyükelçi, 11 başkonsolosluk ve 41 yüksek memurluk makamında görev yaptılar. Atatürk Üniversitesi(AÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Erol Kürkçüoğlu, Osmanlı İmparatorluğu bünyesindeki Ermeni, Rum, Arap ve Yahudi azınlıklara, Türklerin sahip oldukları siyasi, dini, iktisadi ve sosyal her türlü hakkın verildiğini söyledi. Osmanlı İmparatorluğu`nda Ermeniler, 22 bakanlık ve 33 milletvekilliği ile 21 paşa, 7 büyükelçi, 11 başkonsolosluk ve 41 yüksek memurluk makamında görev yaptılar. Atatürk Üniversitesi (AÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Erol Kürkçüoğlu, Osmanlı İmparatorluğu bünyesindeki Ermeni, Rum, Arap ve Yahudi azınlıklara, Türklerin sahip oldukları siyasi, dini, iktisadi ve sosyal her türlü hakkın verildiğini söyledi. Kürkçüoğlu, Osmanlı döneminde demokrasinin vazgeçilmez unsurlarından birisi olan mebuslar meclisinde azınlıklara seçme ve seçilme hakkının tanıdığını belirterek, şunları kaydetti: `Osmanlı Mebuslar Meclisi bünyesinde çeşitli milletlerden mebusların bulunması ülkede çok ileri seviyede demokrasinin bulunduğunun bir göstergesidir. İngiltere ve Fransa gibi ülkelerin parlamentolarında İngiliz ve Fransız olmayanların dışındakilere parlamentoya girme hakkı tanınmazken, Osmanlı azınlıklara seçme ve seçilme hakkını vermiştir. Fransa bugün bile azınlıkları yok saymaktadır. Ancak ne yazık ki azınlık mebuslar devletin menfaatine hareket etmemişlerdir.` Osmanlı İmparatorluğu`nda 1876 Mebuslar Meclisi`nde 12, 1908 Mebuslar Meclisi`nde ise 11 Ermeni mebusun yer aldığını belirten Kürkçüoğlu, ayrıca Ermenilerin 22 bakan, 33 milletvekili, 21 paşa, 7 büyükelçi, 11 başkonsolos ve 41 yüksek memurluk makamında görevlendirildiklerini ifade etti.

 

Ermeni mebusların tutumu Kürkçüoğlu, Osmanlı Mebuslar Meclisi`nde özellikle Ermeni mebusların tutumunun devletin zararına olduğunu belirterek, Erzurum mebusu Karakin Pastırmacıyan`ın Erzurum ve çevresindeki tüm Taşnak çetelerini örgütlemesinin buna en iyi örnek olduğunu söyledi. Pastırmacıyan`ın Alaca, Yeşilyayla, Cinis, Tımar, Ilıca, Tepeköy, Yanıkdere, Ezirmikli Osman Ağa ve Mürsel Paşa konaklarında savunmasız Müslüman Türk ahalisinin katledilmesinden sorumlu olduğunu belirten Kürkçüoğlu, `Ancak Pastırmacıyan Batum`da tutuklandığında ona yine Osmanlı İmparatorluğu yardım etmiş ve serbest bırakılmasını sağlamıştır` diye konuştu. Osmanlı ekonomisinin Rum, Ermeni ve Yahudilere teslim edildiğine dikkati çeken Kürkçüğlu, şöyle devam etti: `Azınlıklara her türlü hakkı ve hoşgörüyü tanıyan Osmanlı ne yazık ki karşılığını alamamıştır. Azınlıklar ve özellikle de Ermeniler, yabancılarla işbirliği, Ruslara ajanlık ve Doğu Anadolu`da savunmasız halka saldırılar yapmışlardır. Ayrıca azınlıklar, uluslararası antlaşmalarda İngiltere, Fransa ve Rusya`nın yanında yer alma ve devlet ekonomisinin çöküşünü hazırlamada da etkili olmuşlardır.`

 

Sicilyalı Türkolog Pampanni… Kürkçüoğlu, Osmanlı`nın uzun yıllar farklı etnik kimliğe sahip milletleri birarada tutmasının en önemli sırrının barış ve hoşgörülü yaklaşımı olduğunu belirtti. Osmanlı`nın bu yönünün Sicilyalı Türkolog Giovani Pampanni`nin de dikkatini çektiğini belirten Kürkçüoğlu, Pampanni`nin Osmanlı için `Barış ve hoşgörü içinde birlikte yaşamak konusunda bugün dünya Osmanlı`nın çok gerisindedir` sözünü söylediğini kaydetti. Kürkçüoğlu, Pampanni`nin çok orijinal bir tahlil yaptığını belirterek, `Pampanni`nin sözü geçerliliğini günümüz şartlarında da sürdürmektedir. Kimse bunu göz ardı edemez` diye konuştu.

Türk tarihçi soykırımı yalanladı

Şubat 3, 2009

Doç. Dr. Erol Kürkçüoğlu, Ermeni soykırımının söz konusu olmadığını, bunu Ermeni tarihçilerin bizzat itiraf ettiklerini iddia etti.

Tarih Bölümü Öğretim Üyesi, Türk Ermeni Araştırma Merkez Müdürü Doç. Dr. Erol Kürkçüoğlu, `Tarihi belgeler ışığında Ermeni sorunu` konusunda konferans verdi. Atatürk Üniversitesi Kültür Merkezi Mavi Salon`da gerçekleştirilen konferansa öğrenciler büyük ilgi gösterdi.

 

Ermeniler`in Türkiye`nin farklı illerinde gerçekleştirdikleri iddia edilen katliamların slaytlarla anlatıldığı konferansta, bazı öğrenciler gözyaşlarını tutamadı.

 

Tarihi belgelerle konuşmasına başlayan Doç.Dr. Erol Kürkçüoğlu, Ermeni sorununun sadece Türk dünyasının değil, Ortadoğu, Kafkasya`da çıkar ve emelleri olan emperyalist devletlerin hepsini ilgilendiren milletlerarası bir problem olduğunu öne sürdü.

 

Ermeni meselesinin hiçbir zaman Ermeniler`in hareketi olarak gündeme gelmediğini, her defasında Rusya, Almanya, İngiltere, Fransa gibi devletlerin kışkırtarak Ermeni hareketinin oluşturduğunu iddia eden Kürkçüoğlu, “Türkiye iki asırdan beri Şark Meselesi`nin kıskacında bulunmaktadır.` dedi.

 

Resmi tarih tezini savunan tarihçi, sözlerine şöyle devam etti: `Ama maalesef belki kapımızı çalınca bu tarihi meseleyi hatırlıyoruz. Ermeni meselesi günlük politikalarla geçiştirilemez. Uzun vadeli, milli hedefleri belirlenen ve Türkiye`nin milli çıkarları noktasında bir siyaset takip etmek gerekmektedir dedi.

 

Tarihte Ermeni ve Süryanilere karşı en büyük zulmü, katliamı yapan, tehcire tabi tutan, mezheplerini ve kiliselerini yasaklayan Bizanslılar ve İranlılar olduğunu anlatan Kürkçüoğlu, şunları ifade etti:

 

“Ermeni Tarihçi Matheos`un `İnsanların en adili, en akıllısı ve kudretlisi olan Melikşah, bütün insanlara karşı baba gibi idi. Bütün Rum ve Ermeniler kendi istekleri ile onun yönetimine girdiler` sözü tarihi bir itiraftır. Tarih boyunca Ermeniler, Türkler dışında hangi milletin hakimiyeti altına girmişlerse hep zulüm ve işkence görmüşlerdir.

 

Türkler ise hakimiyetleri altındaki Ermenilerin tarih boyunca; dillerine, dini inançlarına, eğitim kurumlarına, örf ve adetlerine dokunmamışlardır. Bu gün hala yeryüzünde Ermeni kiliseleri varsa, Ermeni mevcutsa bunu Türklere borçlulardır.

 

BELGELERİMİZ OLMASINA RAĞMEN KENDİMİZİ ANLATAMIYORUZ

 

Ermeni soykırım adı altında bir çok kitap, makale yazıldığını, bir çok belgesel hazırlanarak bundan para kazanıldığını, ancak Türkiye`nin bu konuyu yeterince anlatamadığını söyleyen Kürkçüoğlu;

 

“Doğu Anadolu Bölgesi`nde Taşnak ve Hınçak çetelerinin katlettiği 520 bin Müslüman-Türk`e ait 185 toplu mezar ve Türk katliamı ile ilgili Osmanlı, Başbakanlık ve Askeri Tarih Arşivlerinde binlerce belge mevcuttur.

 

Hayatlarında bir kere dahi arşiv görmemiş, belge tanımamış, tarihimizle yakından uzaktan ilişkisi olmamış, batılı ülke parlamenterlerinin, tarihimiz hakkında hüküm yürütmesi, yorum yapması,yasa kabul etmesi, ilme akla sığacak bir davranış değildir.

 

Türk Soykırımı`nın yaşandığı gerçeğini anlatamadığımız için, hayali Ermeni senaryoları dünya kamuoyunda gerçekmiş gibi kabul edilmeye başlandı ve Türk Milleti olarak hak etmediğimiz tarihimize yönelik saldırılara muhatap olmak zorunda kaldık dedi.


Follow

Get every new post delivered to your Inbox.